1830 ve 1848 İhtilalleri

1830 İHTİLALLERİ
-Fransa'da sanayi ve ticaret hızla gelişiyordu. Burjuvazinin zenginliği ve etkisi büyüyordu, işçi sayısı önemli oranda çoğalmıştı.
-18. Louis, ne devrimden önceki rejimi ne de feodal ayrıcalıkları geri getirebildi. Ne resmi toplum sınıflarını ne de kralın mutlak iktidarını tekrar kurabildi. Anayasayı onaylamak zorunda kaldı. Bu anayasa, seçmen olma hakkını sadece 94 bin kişiye veriyordu.
-18. Louis 1824 yılında öldüğünde, yerine geçen kardeşi 10. Charles tahta çıktı. Devrimin el koyduğu toprakların eski sahiplerine ödenmesi için bir milyar franklık bir tazminat yasası çıkarttı.
1830 Fransız İhtilali:
-Temmuz Devrimi, Fransa'da 27 Temmuz 1830'da başlayan ve BourbonHanedanının kesin olarak yıkılarak liberal bir monarşinin kurulmasına ve Restorasyon döneminin kapanmasına yol açan devrimdir.
-Restorasyon döneminde aşırı kralcılarla liberaller arasında bir denge politikası güden 18. Louis'nin 1824'te ölümü üzerine kardeşi 10. Charles iktidara geçti. 10. Charles aşırı kralcıların lideriydi ve ağabeyinin denge politikasını terk ederek aristokrasiyi ve kiliseyi güçlendiren bir politik doğrultu tutturdu.
-Bu durum özellikle liberallerin yoğun tepkisini alıyordu. Muhafazakar başbakan Villele dini ve maddi çıkarı ön planda tutuyordu, 1827 seçimlerinde yerini liberallere bir takım tavizler vermek zorunda kalan Martignac'a devretti Martignac basın sansürünü gevşetti ve Villele döneminde resmi görevlere atanmış olan Cizvitleri de bu görevlerinden aldı.
-Ancak Martignac hükümeti de genel oy hakkının genişlemesini isteyen ılımlılarla, kendi konumlarını güçlendirmek isteyen kralcıların temsil ettiği burjuvazi-aristokrasi çelişkisini çözemeyerek siyasi bir krize girdi.
-Bunun üzerine 10. Charles 1829'da aşırı kralcı Polignac'ı başbakanlığa getirdi.
-Polignac'ın programı toplumun yeniden düzenlenmesine, devlet işlerinde din adamlarının ağırlık kazanmasına ve imtiyazlarla donatılmış güçlü bir aristokrasiye dayanıyordu. Bir yıl boyunca parlamentoyu toplamayan Polignac, Cezayir'i işgal ederek dikkatleri dışarıya çekmeye ve böylece iç gerilimi azaltmaya çalıştı.
-1830 Mart ayında toplanan Temsilciler Meclisi'nde çoğunluk olan ılımlılar, Polignac'ın Yüksek Meclis'in onayı olmadan göreve atandığını ve başbakanlığının geçersiz olduğunu ileri sürdü.
-Bunun üzerine Kral 10. Charles meclisin protestosuna karşılık 25 Temmuz'da meclisi feshetti. Polignac aynı gün üç kararname yürürlüğe koydu.
-Bu kararnamelere göre seçimler geçersiz sayılacak ve yeni bir meclis oluşturulacaktı; seçim sistemi yeniden düzzenlenecek ve 30 milyon nüfusa sahip olan Fransa'da seçmen sayısı 100 binden 25 bine indirilecekti, basına çok katı sınırlamalar getirilecekti. Polignac darbesi olarak adlandırılan bu kararlar halk arasında büyük bir tepki doğurdu.
-Polignac'ın kararlarına karşı 27 Temmuz'da Paris'te barikatlar kuruldu. 28 Temmuz'da belediye meclisi öğrencilerin ve işçilerin eline geçti.30 Temmuz'da ılımlıların oluşturduğu Yürütme Konseyi 10. Charles'in tahttan indirildiğini ve Orleans hanedanından Louis-Philippe'nin tahta geçtiğini açıkladı.
-10. Charles İngiltere'ye kaçtı. Şanlı Üç Gün olarak adlandırılan bu olaylar sonucu Bourbon Hanedanı ve Restorasyon dönemi son bulmuş ve Temmuz Monarşisi başlamış oldu.
-Devrimin başını çeken, ama Kutsal İttifak'ın müdahalesinden korkan burjuvazi bir cumhuriyet kurmak ve genel oy hakkını tanımak yerine, özgürlükle düzen, parlamentavizmle otorite arasında bir dengeyi tercih ediyordu.
-Bu yüzden büyük toprak sahiplerinin ılımlı kanadına mensup gazeteci Adolphe Thiers ve tarihçi François Pierre Guillaume Guizat politik olarak önem kazandılar.
-1830 Devrimi'yle Restorasyon süresince kuvvetlenmiş olan mali burjuvazi iktidarı eline geçirmiş oldu. Temmuz 1830 devriminden sonra Fransa'da kurulan krallığa, ''Temmuz Monarşisi'' adı verilir.
-Fransa Kralı 10. Şarl, asiller ve kiliseye dayanarak anayasayı kaldırmaya çalıştı. Meclis dağıtıldı. Basın özgürlüğü kaldırıldı. Bunun üzerine halk ayaklandı. Kral ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Fransa'da yeniden meşruti krallık kurulmuş oldu. Seçmen vergisi yılda dolaysız vergi olarak 300 franktan 200 franka indirildi. Bu tedbir sayesinde seçmen sayısı 94binden 240 bine yükseldi.
-Fransa'da başlayan ihtilal, diğer Avrupa ülkelerini etkiledi. Belçika ve Hollanda birbirinden ayrıldı. İsveç ve Norveç birleşik krallığı dağıtıldı. Lehistan'da halk, bağımsızlık yolunda ayaklandı. İngiltere ve İsviçre'de Liberaller yönetimi ele geçirdi.
-Arkasında liberallerin güçlü olduğu Meclisi, güveni kalmadığından dağıttı, Meclis 1830 Mart ayınca toplandı.
-Ancak liberaller çoğunlukta idi ve bunlar hükümetin kısıtlayıcı önlemlerine karşı cephe aldılar. Bunun üzerine Kral,  her çeşit muhalefeti ortadan kaldırmak için 26 Temmuz 1830'da bir buyruk çıkardı.
-Buna göre; Basının hakları kısıtlanıyor; Yeni seçilmiş bulunan meclis feshediliyor; Seçim hakkı yalnız zengin toprak sahiplerine veriliyor, tüccar ve sanayicilerden bu hak kaldırılıyordu. ( Böylece seçmen sayısı azaltılıyordu). Yeni seçimlerin Eylül ayında yapılacağı bildiriliyordu.
-Kralın bu buyruğuna ilk tepki gazetecilerden geldi. National Gazetesinin başında bulunan Thiers'in başkanlığında liberal düşünceyesahip 44 gazeteci toplanarak, bir protesto bildirisi kaleme aldılar. Bunda;<<Hukuk devletinin sona erdiği, yerine kuvvet rejiminin başladığı, bundan dolayı hükümete karşı itaat zorunluluğunun kalmadığı>> ilan ediliyordu.
-Bu bildirinin yayınlanmasından sonra heyecana gelen halk, 27 Temmuz günü hükümet aleyhine gösterilere başladı. Bu olaylar karşısında Kral 10. Charles yayınladığı buyruğu geri aldığını ve yeni bir hükümet kuracağını açıkladı.
-Fakat başlayan olayların önü alınamadı. Paris sokaklarında üç gün kanlı çarpışmalar oldu. Belediyede toplanan liberaller geçici bir hükümet kurdular.
-Bunun üzerine, böyle bir tepki beklemeyen 10. Charles, torunu lehine tahttan çekildiğini bildirerek, İngiltere'ye kaçtı. Ülkede Cumhuriyetin yeniden kurulmasını isteyenler ile krallığın devamından yana olanlar karşı karşıya geldiler. Sonuçta İngiltere'deki gibi bir rejim kurmak isteyen liberaller, 30 Temmuz günü Orlean ailesinden Louis Philippe'yi kral seçtiler. Fransız ihtilaline olan sempatisi ve liberal fikirleri ile tanınan yeni kral halk tarafından sevinçle karşılandı.
-Bundan sonra yeni bir hükümet kuruldu ve 3 Ağustos'ta toplanan Meclis, anayasayı gözden geçirmek üzere bir komisyon seçti. Bu komisyonun çalışmaları sonucunda hazırladığı metin 7 Ağustos'ta Meclis tarafından kabul edildi. Bununla, anayasanın Katolikliğin devlet dini olduğu maddesi ile , krala geniş yetki veren 14. maddesi kaldırıldı. Seçmen yaşı 30'dan 25'e, seçilme yaşı 40'dan 30'a indirildi. 9 Ağustos'ta da Kral mecliste yemin ederek görevine başladı. Bu suretle Louis Philippe (1830-1848) halkın seçimi ile iktidara gelmiş oluyordu.
-Böylece, Fransa'da daha demokratik bir yönetimin kurulması ile ihtilal başarıyla sonuçlanmış oldu.
-1830 anayasası Fransa'da laikliğin başlangıcıdır.
-Rusya, Avusturya ve Prusya Aralık ayı başında yayınladıkları bu belgede, Avrupa'da olan her ''İhtilal'' hareketini boğmaya kararlı olduklarını bildirdiler.
-Bu arada, Rusya, Polonya'daki ordusu için seferberlik ilan etmiş ve Prusya Ren sınırlarına asker yığarken, Avusturya da İtalya'ya en yetenekli askerlerini göndermekteydi.
-1830 yılının sonu yaklaşırken, Avrupa'da da genel bir savaş ihtimali giderek artıyordu. Fakat tam o sırada Polonyalıların ayaklanması, bir genel savaşı önledi.
Belçika'da;Beş devlet, Belçikalıların Ekim  başında geçici hükümet kurmaları ve Hollanda'nın başvurusu üzerine Kasım ve Aralık 1830 aylarında Londra'da yaptıkları toplantılarda, Belçika ile Hollanda arasında ateşkes sağlamak için bir takım kararlar almışlar ve ateşkesi sağladıkları gibi 20 Aralık 1830 Tarihinde de,  Belçika'nın Hollanda'dan ayrılması ve Belçika'nın bağımsızlığı için ilke kararı almışlardı.

1848 İHTİLALLERİ
-19. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Avrupa'da Sanayi Devrimi büyük ölçüde tamamlanmış, sanayicilerin ve şirketlerin gelirlerinde büyük bir artış görülmesine karşılık köylerde ve kentlerde yaşayan fakir halk bu zenginlikten nasibini almamıştı.
-İşçiler günde 13-15 saat çalışıyorlar, sağlıksız ve kirli konutlarda zor koşullarda yaşamaya devam ediyorlardı. Köylerde artan nüfus işsizliğe ve toprak yetersizliğine yol açmış, alt yapının yetersiz kalmasına neden olmuştu.
-1848 devrimleri, 19.yy'ın en yaygın kitlesel huzursuzluklarının bir sonucuydu.
Fransa'da 1848 İhtilalleri:
-1830 İhtilali sonucunda Fransa'da, daha liberal bir anayasaya dayalı meşruti krallık kurulmuş ve liberal düşüncelerinden dolayı da Louis Philippe tahta çıkarılmış idi. Ancak yeni kraldan her sınıf halk memnun değildi.
-Bir defa, 10. Charles'i tutanlar ilk andan itibaren Louis Philippe'e karşı idiler. 1830 Temmuz ihtilalinde önemli rol oynayan Cumhuriyetçiler ve Bonapartçılar da krala düşman idiler.
-Bunlara karşı Louis Philippe, iktidarını özellikle zengin burjuvaziye dayandırdı. Onlarla yakın ilişkiler kurdu.
-Ancak burjuvaziyi toplumun egemen sınıfı yapan ekonomik yapı değişikliği, bir işçi sınıfı ortaya çıkarmıştı. Bu sınıfın ise çözümlenmesini istediği bir çok sorunları vardı. Kral, bunları çözümleyeceği yerde, şiddet hareketlerine başvurdu. Fransa'da siyasi rejim gittikçe sertleşmeye başladı.
Özgürlüklerinin kısıtlanması ise liberallerin tepkisine ve liberaller ile soyalistlerin birleşmesine yol açtı.
-Bu ise, Krala ve rejime karşı muhalefeti güçlendirdi. Bunlar <<Reform Ziyafetleri>> denilen toplantılar yaparak propagandalarını geliştirmeye çalıştılar.
-Louis Philippe ve rejiminin meydana getirdiği hoşnutsuzluk, buna karşılık çeşitli düşünce akımlarından doğan muhalefet ve istekler, Fransa'yı bir defa daha ihtilal ortamına getirmişti.
-En büyük muhalefet, yeni uyanan bir hareketten, sosyalizmden ve cumhuriyetçilerden geliyordu. Bunlara, amaçları eski kral ailesi olan Bourbon'ları tekrar iş başına geçirmek isteyen meşrutiyetçiler ile, Bonapartçılar da eklenmekte idi.
-İşte bu ortam içerisinde, hükümetin 22 Şubat 1848'de muhalifler tarafından yapılacak << Reform Ziyafeti>> yani, toplantıyı yasaklaması, olayların başlamasına ve ihtilalin patlamasına yol açtı. Önce halk <<Yaşasın reformlar>> diye bağırarak nümayişe başladı.
-Ancak bunların üzerine hükümet kuvvetlerinin ateş açması ile slogan << Yaşasın Cumhuriyet >> e dönüştü. Paris'te üç gün çok kanlı çarpışmalar oldu. Gelişen olaylar karşısında Kral Louis Philippe ülkeden kaçtı. Bunun üzerine 24 Şubat günü geçici bir hükümet kuruldu ve Fransa'da 2.Cumhuriyet ilan edildi.
-Ancak Louis Philippe ve rejimine karşı işbirliği yapan ve krallık rejimini ortadan kaldıran Liberaller ve Sosyalistler, bu noktadan itibaren ayrılmaya başladılar, Bundan dolayı geçici hükümet içerisinde ikilik çıktı. Cumhuriyetçiler sadece siyasi ihtilal istiyorlardı.
-Diğerleri ise cumhuriyeti sosyalist ihtilal için araç olarak kabul ediyordu. Bunlardan, önce Sosyalistler hükümete egemen oldu ve ülkede düşünceleri doğrultusunda birçok önlemler aldılar. Ancak alınan bu önlemler, kısa süre sonra, Fransız halkında hoşnutsuzluk yarattı ve hükümetin aleyhindeki havanın güçlenmesine yol açtı.
-Nitekim, 1848 Mart ayında yapılan Kurucu Meclis seçimlerinde, 900 üyelik meclisin ancak 100 üyeliğini sosyalistler kazanabildi. Geri kalan üyeliklerden 300'ü kralcı, 500'ü cumhuriyetçi idi.
-Cumhuriyetçilerin egemen olduğu Kurucu Meclis 4 Mayıs'ta toplandı. İlk iş olarak, sosyalist hükümetin aldığı önlemleri kaldırdı ve cumhuriyeti resmen kurdu.
-Bu da, 24 Haziran 1848'de Sosyalistlerin yeniden ayaklanmasına yol açtı. Böylece Fransa'da <<Haziran İhtilali>> patlak vermiş oldu. Ancak olay, hükümet tarafından bastırıldı. Bu suretle <<Şubat İhtilali>> sırasında krala karşı birlikte hareket etmiş olan cumhuriyetçiler ile sosyalistler, bu defa kesin olarak birbirinden ayrılarakkarşılıklı durum almış oldular.
-Bundan sonra Kurucu Meclis, 12 Kasım 1848'de 2. Cumhuriyetin yeni anayasasını kabul etti. Buna göre, yasama ve yürütme güçleri ayırılıyordu. Yasama, üç yılda bir yapılacak tek dereceli seçimle seçilmiş bir meclise; yürütme ise, bir defaya mahsus olmak üzere, halk tarafından dört yıl içindoğrudan seçilecek cumhurbaşkanına veriliyordu. Bakanları da cumhurbaşkanı seçecekti.
-Bu anayasaya göre, Kurucu Meclis, 10 Aralık 1848'de Cumhurbaşkanlığına, Napolyon Bonapart'ın kardeşi Louis'in oğlu, Louis Napolyon'u büyük bir çoğunlukla seçti. Bunun seçilmesinde Liberal ve Katolik partiler önemli rol oynadılar.
Böylece, 1848 İhtilali sonucunda bir Bonapart, cumhurbaşkanı sıfatı ile de olsa, Fransa'nın başına geçmiş oldu.
-Louis Napolyon, Cumhurbaşkanı olduktan hemen sonra amcasının izinde yürümeye ve Fransa'da yeniden imparatorluğu kurmak için çalışmalara başladı. Nitekim, anayasaya göre ikinci defa seçilemeyeceği cumhurbaşkanlığının sonlarına doğru, anayasada değişiklik yapılması için harekete geçti.
-14 Aralık 1851'de yaptığı halk oylaması ile cumhurbaşkanlığı süresini 10 yıla çıkarttı. Arkasından da kendi isteğine göre hazırlanan ve 14 Ocak 1852'de ilan edilen anayasa ile yetkilerini çoğalttı. Bununla, yasama ve yürütme organları üzerinde otoritesini güçlendirdi. Bundan sonraki aşamada ise, halka imparatorluk düşüncesini yerleştirmeye çalıştı. Sonuçta, bunun ve uyguladığı sıkı rejimin de etkisi ile, 21 Kasım 1852'de yapılan ikinci bir plebistle, imparator olması halk tarafından büyük bir çoğunlukla kabul edildi.
-Böylece,Louis Napolyon, bir geçiş dönemi olarak gördüğü cumhurbaşkanlığından sonra, asıl amacı olan imparatorluğa kavuştu. 2 Aralık 1852'de- yani amcasının imparatorluğunun ve Austerlitz zaferinin yıldönümü günü, 3. Napolyon unvanı ile Fransız imparatoru ilan edildi.
-Bu suretle Fransa'da daha çok özgürlük elde edebilmek için çıkmış olan 1848 İhtilali sonucunda, kurulmuş bulunan 2. Cumhuriyet, dört yıllık bir uygulamadan sonra sona ermiş ve yerine 2. İmparatorluk, daha başka bir deyimle 3. Napolyon dönemi (1852-1870) başlamış oldu.
Avusturya - Macaristan İmparatorluğunda:
-Bilindiği gibi, Avusturya-Macaristan İmparatorluğu çok çeşitli ırk ve mezhepten meydana gelen toplumsal bir yapıya sahipti. 1815 yılından beri de Metternich'in koyu mutlakiyetçi yönetimi altında bulunuyordu. Avusturya başbakanının en büyük (korkusu,ihtilal fikirlerinin bu toplumlar tarafından benimsenmesi ve bunların Avusturya yönetimine karşı harekete geçmeleri idi. Metternich'in bu korkusunun yersiz olmadığını da, 1848 Fransız İhtilali'nin etkisi ile meydana gelen olaylar göstermiştir.
-Bundan sonra İmparator 1. Ferdinand (1835-1848), halkın isteklerini yerine getireceğini, bir anayasa kabul edeceğini ilan etti ve hemen bunu uygulama alanına koydu. Diğer taraftan Macarlar'ın, kendisine bağlı kalmak kaydıyla, ayrı bir hükümet kurmalarını kabul etti. Bu ise Avusturya'yı daha çok karıştırdı. İmparator ülkeden kaçmak zorunda kaldı.
- Bu arada, 22 Temmuz 1848'de Kurucu Meclis Viyana'da toplandı. Meclis'te Macarlar'ın dışında İmparatorluğa bağlı bütün azınlıklar temsil ediyordu. Meclis ilk iş olarak, derebeylik vergilerini kaldırdı ve sosyal eşitliği ilan etti.İmparatoru da geri çağırdı. Ancak o, Viyana'yı işgal ettirerek, Meclis'i dağıttı.
-Başlangıçta olaylar, bu şekilde mutlakiyeti ortadan kaldırmaya demokrasiyi kurmaya yönelik şekilde gelişirken; bu noktadan itibaren şekil değiştirerek, Avusturya egemenliğinde bulunan ulusların bağımsızlıklarını istemeleri şekline döndü. Bunlardan en önemlisi ise Macar bağımsızlık hareketi idi.
-Macarlar, 1848 yılından önce de Avusturya egemenliğinden kurtulup, bağımsızlıklarını kazanmak istiyorlardı. Ancak Metternich buna fırsat vermemişti. Fakat, Viyana'da 1848 olayları çıkınca Macarlar bunu fırsat bilerek harekete geçtiler. Bunun üzerine İmparator, Macarların ayrı bir hükümet kurmalarını kabul etti. Avusturya ile Macaristan arasındaki tek bağ, İmparator'un şahsı idi.
-Ne var ki, Macaristan'da da Hırvat, Sırp, Slovak, Romen gibi azınlıklar vardı. Bunlar da  Macaristan'dan ayrılmak istiyorlardı. Avusturya da bunları kışkırtıyordu. Bunun üzerine Macarlar tam bağımsızlıklarını ve cumhuriyet ilan ettiler.
-Avusturya, Macarların bu hareketine tepki gösteren Rusya ile işbirliğine gitti. Bunun sonucu olarak 1849 yılında büyük bir Rus ve Avusturya ordusu Macaristan'a girerek, Macar bağımsızlık hareketini kanlı şekilde bastırdı. Macaristan yeniden Avusturya'ya bağlandı. Bunun üzerine, Macalar'ın bir kısmı ile bunlara yardım eden bazı Polonyalılar, Osmanlı İmparatorluğu'na sığındılar.
Macaristan'da:
-Macaristan'da bağımsızlık hareketleri bir bağımsızlık savaşına dönüştü. Budapeşte'de Lajos Kossuth'un başkanlığı altında kurulan hükümet Avusturya'dan bağımsızlığını ilan etti.
-Avusturya Kralı 1.Franz Joseph Rus Çarı 1.Nikolay'dan bu ayaklanmaya bastırmak için yardım istedi. Lajos Kossuth Macaristan'dana kaçarak Osmanlı Devleti'ne sığındı, 1 yıl kadar Vidin, Şumnu ve Kütahya'da yaşadı.
-1848 yılında Polonya'da Prusya işgaline karşı büyük ayaklanmalar yaşandı. Romanya'da Rusya'Nın yönetimine karşı ayaklanmalar ortaya çıktı.
-Bu ayaklanmaların bastırılmasında Osmanlı ordusu da rol oynadı.  Serdar-ı Ekrem Ömer Paşa ve Keçecizade Fuat Paşa Osmanlı ordusunun başında 25 Eylül 1848 tarihinde Bükreş'e girerek Rusya'nın Romanya'yı etkisi altına almasını önlemeye çalıştılar.

İtalya'da:
-Kuzey İtalya doğrudan doğruya, Orta İtalya ise dolaylı olarak Avusturya'nın egemenliği altında idi. 1848 ihtilali, bu bakımdan, İtalya'da daha çok Avusturya egemenliğinden kurtulmak ve ulusal birliği kurmak şeklinde ortaya çıkmıştır.
-Aslında, bir süreden beri İtalya'da ulusal birlik için çalışmalar yapılıyordu ve bunu sağlamak için, bazı girişimler de yapılmıştı. Metternich'in iktidardan uzaklaşmasından sonra, Piyemonte Krallığı liderliğinde bütün İtalya'da Avusturya'ya karşı hareket başladı.
-1848 ve 1849 Mart aylarında Piyemonte Orduları Lambardiya'ya girdi. Fakat her ikisinde de Avusturya'ya geçildi. İtalya'da eski Viyana statüsü tekrar kuruldu. Bu da İtalya birliğinin kurulması için, Avusturya'nın karşısına diğer büyük devletlerin yardımına gerek olduğunu birlikçilere gösterdi.
-İtalyanlar daha büyük bir siyasal birim yaratma çabalarında daha başarılı olamazlardı. Güneyde Sicilya, Napoli anakarasından ayrılmanın yollarını ararken, Piemonteli Charles Albesrt sadece Savoy Hanedanlığı'nın topraklarını genişetmek istiyordu; doğuda ise Venedik şehri Venedik anakarasının talihiyle baş başa bıraktı.
Almanya'da:
-Berlin'de yapılan miting ve gösterilerden korkan Prusya kralı 4. Friedrich Wilhelm göstericilerin taleplerini kabul ederek parlamento seçimlerinin yapılmasını, bir anayasa hazırlanması ve basın özgürlüğünü kabul etmek zorunda kaldı
-Saksonya'nın Dresden kentinde 3-9 Mayıs 1849 tarihlerinde ortaya çıkan ayaklanmada ünlü Klasik Müzik bestecisi Richard Wagner'de rol oynadı. Halkın baskısı sonucu Bavyera'da Kral 1. Ludwig tahttan inmek zorunda kaldı.
-Frankfurt Parlamentosu, Avrupa'nın Almanca konuşulan bütün bölgelerini yeni kuracak ulus devletin çatısı altında birleştirmeyi hedefleyen Pan-Germanizm ve kendisini Prusya ile Alman Konfederasyonu'nun küçük devletleri formülüyle sınırlandıran Kleindeutschland hareketi arasında ikiye bölünmüştü.

-Parlamento, yeni devletin sınırlarını belirleme işi üzerinde o kadar uzun bir süre çabaladı ki, liderlik Prusya kralına verildiğinde devrimci etki çoktan ortadan kalkmıştı. Her halükarda, bu son olay tüm planı bozdu. Otoritesinin, dost hükümdarlardan ziyade insanlardan kaynaklandığının farkına varan kral, Almanya tacını ''hendekten''çekip çıkarmayı açıkça reddetti.

Yorumlar

Popüler Yayınlar